Ankara Bilişim Suçları Avukatı
İnternet, mobil bankacılık, sosyal medya, elektronik ödeme sistemleri ve dijital iletişim araçlarının günlük hayatın merkezinde yer alması, ceza soruşturmalarında dijital delillerin önemini de artırmıştır. Sosyal medya hesabının ele geçirilmesi, internet üzerinden dolandırıcılık, banka hesabının suçta kullanılması, kredi kartının izinsiz kullanılması, kişisel verilerin paylaşılması veya bir bilgisayar sistemine hukuka aykırı erişim gibi eylemler farklı ceza hükümlerini gündeme getirebilir.
Ankara bilişim suçları davası avukatı kapsamında bir dosyanın incelenmesinde yalnızca bilgisayar veya internet kullanılmış olması yeterli değildir. Eylemin hangi suç tipine uyduğu, dijital hesabı veya cihazı fiilen kimin kullandığı, IP ve bağlantı kayıtlarının ne gösterdiği, para hareketlerinin nasıl gerçekleştiği, dijital verilerin hangi yöntemle elde edildiği ve suç kastının bulunup bulunmadığı birlikte değerlendirilmelidir.
Bilişim suçlarında aynı olay içerisinde birden fazla suç tipi de gündeme gelebilir. Örneğin başka bir kişinin hesabına hukuka aykırı biçimde girilmesi, hesaptaki kişisel verilerin alınması ve bu hesap kullanılarak üçüncü kişilerin dolandırılması birbirinden farklı ceza hukuku değerlendirmelerine neden olabilir.
Bilişim Suçu Nedir?
“Bilişim suçu” tek bir suç tipinin adı değildir. Türk Ceza Kanunu, doğrudan bilişim sistemlerine karşı gerçekleştirilen bazı eylemleri ayrı suçlar olarak düzenlediği gibi, bilişim sistemlerinin başka suçların işlenmesinde araç olarak kullanılmasını da bazı suçların nitelikli hâli olarak kabul etmektedir.
Adalet Bakanlığının bilişim suçlarına ilişkin eğitim materyallerinde de bu ayrım görülmektedir. TCK 243 kapsamında bilişim sistemine girme, TCK 244 kapsamında sistemi engelleme veya verileri bozma ve TCK 245 kapsamında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması doğrudan bilişim alanındaki suçlar arasında yer alırken; bilişim sistemi kullanılarak işlenen dolandırıcılık, hırsızlık ve kişisel verilere ilişkin eylemler farklı maddeler kapsamında değerlendirilebilmektedir.
Bu nedenle bir olayın halk arasında “siber suç” veya “internet suçu” olarak adlandırılması, hukuki nitelendirmenin de otomatik olarak aynı olacağı anlamına gelmez.
Ankara Bilişim Suçları Avukatı Ne Yapar?
Bilişim suçlarına ilişkin soruşturmalarda teknik deliller ile ceza hukuku değerlendirmesi iç içe geçebilir. Bu nedenle dosyanın yalnızca şikâyet veya ifade tutanakları üzerinden değil, dijital materyaller ve finansal kayıtlarla birlikte incelenmesi gerekir.
Bilişim suçlarına ilişkin bir ceza dosyasında avukat tarafından yürütülebilecek başlıca işlemler şunlardır:
- Soruşturma ve dava dosyasının incelenmesi,
- Şüpheli, sanık veya mağdurla hukuki görüşme yapılması,
- Kolluk ve savcılık ifade işlemlerinin takip edilmesi,
- Telefon, bilgisayar ve diğer dijital cihazlara ilişkin inceleme tutanaklarının değerlendirilmesi,
- IP, HTS, CGNAT ve bağlantı kayıtlarının dosyayla birlikte incelenmesi,
- Banka ve ödeme kuruluşu kayıtlarının değerlendirilmesi,
- Dijital materyallere el koyma işlemlerinin hukuka uygunluğunun incelenmesi,
- Bilirkişi ve adli bilişim raporlarına karşı beyanda bulunulması,
- Tutuklama veya adli kontrol kararlarına karşı başvuru yapılması,
- Mağdur adına suç duyurusu ve delil taleplerinin hazırlanması,
- Duruşmalarda müdafilik veya vekillik yapılması,
- İstinaf ve gerekli hâllerde temyiz başvurularının hazırlanması.
TCK 243 Bilişim Sistemine Girme Suçu
Türk Ceza Kanunu’nun 243. maddesi, bir bilişim sisteminin bütününe veya bir kısmına hukuka aykırı olarak girilmesini veya sistemde hukuka aykırı biçimde kalmaya devam edilmesini suç olarak düzenlemektedir.
Güncel düzenlemeye göre bu suç için bir yıla kadar hapis veya adli para cezası öngörülmektedir. Eylem sonucunda sistemdeki verilerin yok olması veya değişmesi durumunda ise farklı bir yaptırım uygulanmaktadır. Ayrıca sisteme girmeksizin bilişim sistemleri arasındaki veri nakillerini teknik araçlarla hukuka aykırı şekilde izlemek de TCK 243 kapsamında ayrıca düzenlenmiştir.
Bu suç;
- E-posta hesabına izinsiz girilmesi,
- Sosyal medya hesabına hukuka aykırı erişim,
- Bir şirketin yetkisiz kullanıcı hesabıyla sistemine girilmesi,
- Bulut depolama hesabına izinsiz erişilmesi
gibi olaylarda gündeme gelebilir. Ancak her olayın teknik yapısı ve erişim yetkisinin kapsamı ayrıca değerlendirilmelidir.
Sosyal Medya Hesabının Ele Geçirilmesi Suç mudur?
Instagram, Facebook, X, WhatsApp, Telegram veya başka bir dijital hesaba sahibinin izni olmaksızın erişilmesi, olayın koşullarına göre bilişim sistemine girme suçunu gündeme getirebilir.
Ancak hesap ele geçirildikten sonra yapılan işlemler nedeniyle başka suçlar da oluşabilir. Örneğin;
- Özel mesajların okunması,
- Fotoğraf veya videoların alınması,
- Kişisel bilgilerin üçüncü kişilerle paylaşılması,
- Hesap sahibinin adına mesaj gönderilmesi,
- Takipçilerden para istenmesi,
- Hesaptaki içeriklerin silinmesi
farklı ceza hükümlerinin ayrıca incelenmesini gerektirebilir.
Bu nedenle hesap ele geçirme dosyalarında yalnızca “hesaba kim girdi?” sorusuna değil, hesaba erişildikten sonra hangi işlemlerin gerçekleştirildiğine de bakılmalıdır.
TCK 244 Sistemi Engelleme, Bozma veya Verileri Değiştirme Suçu
Türk Ceza Kanunu’nun 244. maddesi, bilişim sisteminin işleyişinin engellenmesi veya bozulması ile sistemdeki verilerin yok edilmesi, değiştirilmesi, erişilemez hâle getirilmesi ya da sisteme veri yerleştirilmesi gibi eylemleri düzenlemektedir.
Bilişim sisteminin işleyişini engelleme veya bozma fiili için bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası; sistemdeki verileri bozma, yok etme, değiştirme, erişilmez kılma, sisteme veri yerleştirme veya mevcut verileri başka yere gönderme için ise altı aydan üç yıla kadar hapis cezası öngörülmektedir. Fiilin banka, kredi kurumu veya kamu kuruluşuna ait sistem üzerinde işlenmesi durumunda ceza artırılabilir.
Örneğin bir şirketin internet sitesinin çalışmasını engellemek, veri tabanındaki kayıtları silmek, yetkisiz şekilde müşteri kayıtlarını değiştirmek veya bir sistemdeki verileri erişilemez hâle getirmek olayın özelliklerine göre bu madde kapsamında değerlendirilebilir.
TCK 245 Banka veya Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması
Bilişim suçlarıyla bağlantılı dosyalarda sık karşılaşılan bir diğer düzenleme TCK 245’tir.
Başkasına ait banka veya kredi kartını sahibinin rızası olmaksızın kullanarak kendisine veya başka bir kişiye yarar sağlayan kişi hakkında üç yıldan altı yıla kadar hapis ve adli para cezası öngörülmektedir. Başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte kart üretme, satma veya kabul etme ile sahte kartı kullanma fiilleri için de ayrı yaptırımlar bulunmaktadır.
Bu suç kapsamında;
- Çalınan kredi kartıyla alışveriş yapılması,
- Ele geçirilen kart bilgileriyle internetten ödeme yapılması,
- Başkasının kartından nakit avans çekilmesi,
- Sahte banka veya kredi kartı oluşturulması,
- Sahte kartın kullanılması
gibi eylemler gündeme gelebilir.
Yargıtayın 2026 tarihli kararlarında da kredi kartı bilgilerinin hileyle ele geçirilerek rıza dışında kullanılmasının somut olayın özelliklerine göre TCK 245 kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine ilişkin kararlar bulunmaktadır.
Yasak Cihaz ve Programlar – TCK 245/A
TCK 245/A, belirli bilişim suçlarının işlenmesi amacıyla oluşturulan cihaz, bilgisayar programı, şifre veya diğer güvenlik kodlarının imal edilmesi, satılması, satın alınması, başkasına verilmesi veya bulundurulması gibi fiilleri ayrıca suç olarak düzenlemektedir.
Bu hüküm bakımından önemli nokta, cihaz veya programın niteliği ve hangi amaçla oluşturulduğudur. Genel kullanıma açık bir yazılımın varlığı kendiliğinden suç anlamına gelmez. Maddenin uygulanabilmesi için kanunda belirtilen özelliklerin somut olayda bulunup bulunmadığı teknik incelemeyle değerlendirilmelidir. TCK 245/A kapsamında bir yıldan üç yıla kadar hapis ve adli para cezası öngörülmektedir.
Bilişim Sistemlerinin Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık
İnternet üzerinden gerçekleştirilen her haksız para transferi doğrudan “bilişim suçu” olarak nitelendirilemez. Bir kişinin hileli davranışlarla aldatılması ve bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının bu süreçte araç olarak kullanılması hâlinde TCK 158 kapsamında nitelikli dolandırıcılık gündeme gelebilir.
TCK 158/1-f, bilişim sistemlerinin veya banka ve kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle gerçekleştirilen dolandırıcılığı nitelikli hâl olarak düzenlemektedir. Bu bent kapsamındaki suçta hapis cezasının alt sınırı dört yıldan az olamaz; ayrıca adli para cezası yönünden de özel alt sınır bulunmaktadır.
Uygulamada bu kapsamda değerlendirilebilecek olaylara örnek olarak;
- Sahte ürün veya araç satış ilanları,
- Sahte kiralık ev ilanları,
- İnternet üzerinden yatırım vaadiyle para alınması,
- Sahte banka veya kurum siteleri,
- Sosyal medya hesabı üzerinden para talep edilmesi,
- Sahte e-ticaret siteleri,
- Kripto varlık yatırım dolandırıcılığı iddiaları,
- Hesap ele geçirilerek üçüncü kişilerden para istenmesi
gibi durumlar gösterilebilir. Ancak suç vasfı her olayda kullanılan yöntem ve hilenin niteliğine göre belirlenmelidir.
İnternet Dolandırıcılığı Dosyalarında 2026 Yılındaki Önemli Değişiklik
31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe giren 7589 sayılı Kanun ile TCK 158’e yeni bir dördüncü fıkra eklenmiştir.
Yeni düzenlemeye göre dolandırıcılık suçuna iştiraki yalnızca; kendisine veya başkasına haksız menfaat sağlama amacıyla banka veya kredi kartı gibi ödeme araçlarının ya da banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısı nezdindeki hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgi veya araçların başkasına verilmesiyle sınırlı kalan kişi bakımından cezanın yarı oranında indirilmesi öngörülmektedir.
Bu düzenleme otomatik beraat veya genel af anlamına gelmez. Öncelikle kişinin dolandırıcılık suçuna iştirak edip etmediği, fiilinin yalnızca maddede belirtilen hesap veya ödeme aracı bilgilerini vermekle sınırlı kalıp kalmadığı ve haksız menfaat amacı bulunup bulunmadığı değerlendirilmelidir.
IBAN veya Banka Hesabını Başkasına Kullandırmak
Özellikle son yıllarda “hesabımı kiraladım”, “IBAN’ımı arkadaşım kullandı” veya “para geleceğini bilmiyordum” şeklindeki savunmaların bulunduğu çok sayıda dolandırıcılık dosyası görülmektedir.
Bir banka hesabına suçtan elde edildiği ileri sürülen paranın gelmesi, hesap sahibinin hukuki durumunun incelenmesini gerektirir. Ancak yalnızca hesabın kişinin adına kayıtlı olması üzerinden otomatik bir suçluluk değerlendirmesi yapılması doğru değildir.
Dosyada özellikle;
- Hesabın fiilen kim tarafından kullanıldığı,
- Mobil bankacılığa hangi cihazlardan giriş yapıldığı,
- Paranın kim tarafından çekildiği veya aktarıldığı,
- Hesap sahibinin diğer kişilerle iletişimi,
- Hesabın hangi nedenle verildiği,
- Hesap sahibinin karşılığında para veya başka bir menfaat alıp almadığı,
- ATM ve kamera kayıtları,
- IP ve cihaz bağlantıları
gibi hususlar birlikte değerlendirilmelidir.
31 Temmuz 2026 itibarıyla yürürlükte olan TCK 158/4 de özellikle kişinin katkısının hesap veya ödeme araçlarının kullanılmasını sağlayan bilgi ya da araçların verilmesiyle sınırlı kaldığı dosyalar bakımından ayrıca değerlendirilmelidir.
Phishing ve Sahte İnternet Siteleri
Phishing olarak adlandırılan yöntemde gerçek bir banka, e-ticaret sitesi, sosyal medya platformu veya kamu kurumu taklit edilerek kullanıcının şifre, kredi kartı bilgisi veya mobil bankacılık bilgileri elde edilmeye çalışılabilir.
Bu tür olaylarda yalnızca sahte sitenin hazırlanması değil, bilgilerin nasıl kullanıldığı da önemlidir. Kart bilgilerinin kullanılması, banka hesabından para aktarılması, sisteme yetkisiz erişim veya kişisel verilerin ele geçirilmesi farklı suç hükümlerinin birlikte değerlendirilmesine neden olabilir.
Bu nedenle phishing dosyalarında alan adı kayıtları, hosting bilgileri, IP kayıtları, para transferi zinciri, cihaz incelemeleri ve mağdurun hangi aşamada bilgilerini paylaştığı birlikte incelenmelidir.
Kişisel Verilerin Hukuka Aykırı Kaydedilmesi
Bilişim sistemleriyle bağlantılı olaylarda kişisel verilere ilişkin suçlar da gündeme gelebilir.
TCK 135 uyarınca kişisel verileri hukuka aykırı olarak kaydeden kişi hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngörülmektedir. Maddenin belirli nitelikteki hassas kişisel veriler bakımından ayrıca artırım hükmü bulunmaktadır.
Bir bilginin internette bulunması, o bilginin her amaçla sınırsız biçimde kaydedilebileceği veya kullanılabileceği anlamına gelmez. Eylemin hukuka aykırılığı, verinin niteliği ve kullanım amacı somut olay üzerinden incelenmelidir.
Kişisel Verileri Hukuka Aykırı Olarak Verme veya Ele Geçirme
TCK 136 kapsamında kişisel verileri hukuka aykırı şekilde bir başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişi hakkında iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası öngörülmektedir.
Bu suç sosyal medya ve dijital iletişim ortamlarında farklı biçimlerde gündeme gelebilir. Ancak fotoğraf, video, telefon numarası, adres veya başka bir bilginin paylaşılması hâlinde suç vasfı otomatik olarak TCK 136 şeklinde belirlenmez.
Nitekim Yargıtayın 2026 tarihli kararlarında bazı görüntü paylaşımı olaylarının TCK 136 yerine özel hayatın gizliliğinin ihlali kapsamında değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu nedenle dijital ortamda gerçekleşen fiilin hangi suç tipini oluşturduğu, paylaşılan içeriğin niteliğine göre ayrıca belirlenmelidir.
Kripto Para ve Kripto Varlık Dolandırıcılığı
Kripto varlıkların kullanıldığı her uyuşmazlık ceza suçu değildir. Yatırımın değer kaybetmesi veya taraflar arasındaki sözleşmesel uyuşmazlık tek başına dolandırıcılık suçunu oluşturmaz.
Buna karşılık başlangıçtan itibaren hileli davranışlarla kişinin yanıltıldığı ve bu yolla kripto varlık veya para transferi sağlandığı iddiası varsa dolandırıcılık hükümleri gündeme gelebilir.
Bu dosyalarda;
- Kripto cüzdan adresleri,
- Borsa hesapları,
- Banka transferleri,
- Mesaj kayıtları,
- IP ve cihaz kayıtları,
- Transfer zinciri,
- Hesabın fiilen kim tarafından kontrol edildiği
önem taşıyabilir.
2026 yılında TCK 158’e eklenen yeni hükmün kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdindeki hesapların kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgi veya araçların başkasına verilmesini de açıkça kapsaması, bu tür dosyalar açısından ayrıca önemlidir.
Bilişim Suçlarında IP Adresi Delil midir?
IP kayıtları bilişim suçları soruşturmalarında önemli teknik delillerden biri olabilir. Bununla birlikte yalnızca bir IP adresinin belirli bir internet aboneliğine ait olması, her durumda işlemi bizzat abonelik sahibinin gerçekleştirdiğini tek başına göstermeyebilir.
Ev veya iş yerindeki internet bağlantısının birden fazla kişi tarafından kullanılması, kablosuz ağ bağlantıları, kurumsal ağlar, mobil bağlantılar ve başka teknik faktörler değerlendirmeyi etkileyebilir.
Bu nedenle IP kayıtlarının;
- İşlemin gerçekleştiği tarih ve saat,
- Port bilgileri,
- CGNAT kayıtları,
- Kullanılan cihaz,
- Telefon hattı kayıtları,
- Hesap giriş kayıtları,
- Finansal hareketler,
- Diğer dijital deliller
ile birlikte değerlendirilmesi gerekir.
Telefon ve Bilgisayar İncelemesi Nasıl Yapılır?
Bilişim suçlarında cep telefonu, bilgisayar, tablet, harici disk ve diğer dijital materyaller soruşturmanın temel delilleri arasında yer alabilir.
CMK 134, belirli koşullar altında şüphelinin kullandığı bilgisayar, bilgisayar programları ve bilgisayar kütüklerinde arama yapılmasını, kayıtlardan kopya çıkarılmasını ve bunların çözümlenmesini düzenlemektedir. Mevcut düzenlemede somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebepleri ve başka surette delil elde etme imkânının bulunmaması şartları yer almaktadır.
Dijital incelemelerde yalnızca cihaz içerisinde bir dosya veya mesaj bulunması yeterli olmayabilir. Özellikle;
- Verinin oluşturulma tarihi,
- Dosyanın değişiklik geçmişi,
- Cihazın fiilî kullanıcısı,
- Hesapların oturum bilgileri,
- Silinmiş verilerin niteliği,
- Verinin başka cihazdan aktarılıp aktarılmadığı,
- Dijital materyalin bütünlüğünün korunup korunmadığı
incelenebilir.
Dijital Delilin Bütünlüğü Neden Önemlidir?
Dijital veriler fiziksel delillerden farklı olarak kolaylıkla kopyalanabilir veya değiştirilebilir. Bu nedenle inceleme yapılan cihaz ile rapora konu veriler arasındaki ilişkinin korunması önem taşır.
Adli bilişim incelemelerinde dosyaların hash değerleri, imaj alma işlemleri, inceleme tutanakları ve materyalin teslim zinciri bu nedenle önem kazanabilir.
Örneğin bir ekran görüntüsü belirli bir konuşmanın varlığına ilişkin bilgi sunabilir; ancak konuşmanın tamamı, mesajın hangi hesaptan gönderildiği, hesabın fiilî kullanıcısı ve orijinal cihazdaki kayıtlar ayrıca incelenebilir.
WhatsApp ve Sosyal Medya Mesajları Delil Olabilir mi?
WhatsApp, Telegram, Instagram, Facebook veya diğer platformlardaki yazışmalar ceza dosyalarında delil olarak ileri sürülebilir. Ancak mesajın ekran görüntüsünün bulunması tek başına her durumda yeterli olmayabilir.
Mesajın kim tarafından gönderildiği, hesabın gerçek kullanıcısı, mesajın bütünlüğü, konuşmanın öncesi ve sonrası ve içeriğin başka delillerle uyumu önem taşır.
Bir sosyal medya hesabının belirli bir kişinin adına açılmış olması da hesabı fiilen o kişinin kullandığını her durumda kesin olarak göstermeyebilir.
Bilişim Suçunun Mağduru Ne Yapmalıdır?
Bir sosyal medya hesabı ele geçirilmiş, banka hesabından izinsiz para aktarılmış veya internet üzerinden dolandırıcılık gerçekleşmişse delillerin mümkün olduğunca erken korunması önemlidir.
Olayın özelliğine göre;
- Mesaj ve yazışmaların korunması,
- Profil ve internet adreslerinin kaydedilmesi,
- Para transferi dekontlarının alınması,
- Banka veya ödeme kuruluşuna bildirim yapılması,
- Hesap giriş uyarılarının saklanması,
- E-posta bildirimlerinin silinmemesi,
- Telefon numaralarının ve kullanıcı adlarının kaydedilmesi,
- Yetkili makamlara suç duyurusunda bulunulması
gündeme gelebilir.
Özellikle internet üzerindeki hesap, ilan veya içerikler kısa sürede silinebileceği için hangi delillerin hangi yöntemle muhafaza edileceğinin erken dönemde değerlendirilmesi yararlı olabilir.
Bilişim Suçuyla Suçlanan Kişi Açısından Savunma
Bilişim suçlarında şüpheli veya sanığın adına kayıtlı bir telefon hattı, banka hesabı veya internet aboneliği bulunması önemli olabilir; ancak ceza sorumluluğu belirlenirken olayın tamamı değerlendirilmelidir.
Savunmada dosyanın özelliklerine göre şu sorular önem kazanabilir:
- İlgili hesabı fiilen kim kullanmıştır?
- Cihaz kime aittir ve kimlerin erişimine açıktır?
- IP kaydı hangi bağlantıyı göstermektedir?
- Para hesaba neden gelmiştir?
- Parayı kim çekmiş veya başka hesaba aktarmıştır?
- Şüphelinin mağdurla herhangi bir iletişimi var mıdır?
- Dijital materyaller hukuka uygun şekilde elde edilmiş midir?
- Mesaj ve ekran görüntülerinin bütünlüğü doğrulanmış mıdır?
- Suçun işlenmesine yönelik kastı gösteren somut delil bulunmakta mıdır?
Ankara ceza avukatı tarafından yapılacak savunma değerlendirmesinde yalnızca tek bir kayıt üzerinden değil, dosyadaki bütün teknik ve hukuki veriler üzerinden hareket edilmesi gerekir.
Bilişim Suçlarında Tutuklama
Bilişim suçuyla ilgili bir soruşturmanın bulunması otomatik olarak tutuklama kararı verileceği anlamına gelmez. Tutuklama, ceza değil bir koruma tedbiridir ve CMK’daki şartların somut olayda bulunması gerekir.
Dosyanın niteliğine göre delillerin büyük bölümünün dijital kayıtlardan oluşması, cihazlara el konulmuş olması, para hareketlerinin belirlenmiş olması, kaçma şüphesi ve delillere müdahale ihtimali gibi hususlar tutuklama değerlendirmesinde tartışılabilir.
Tutuklama veya adli kontrol kararı verildiğinde, kararın gerekçesi ve dosyadaki mevcut deliller incelenerek kanunda öngörülen başvuru yolları değerlendirilebilir.
Ankara Bilişim Suçlarında Görevli Mahkeme
Bilişim suçlarında görevli mahkeme her dosyada aynı değildir. Suçun TCK 243, 244, 245, 158 veya kişisel verilere ilişkin başka bir madde kapsamında değerlendirilmesine göre görevli mahkeme değişebilir.
Bu konuda özellikle nitelikli dolandırıcılık suçları açısından güncel mevzuata dikkat edilmesi gerekir. 25 Aralık 2025 tarihinde yürürlüğe giren 7571 sayılı Kanun ile TCK 158’deki nitelikli dolandırıcılık, ağır ceza mahkemelerinin özel görev listesinden çıkarılmıştır. Hâkimler ve Savcılar Kurulu da bu tarihten sonra TCK 158 kapsamında açılacak nitelikli dolandırıcılık davalarının asliye ceza mahkemelerine genel tevziyle dağıtılmasına karar vermiştir. Değişiklik tarihinde ağır ceza mahkemesinde görülmekte olan dosyalar için ise geçiş hükmü bulunmaktadır.
Bu nedenle internette hâlen yer alan “bilişim yoluyla nitelikli dolandırıcılık davaları her durumda ağır ceza mahkemesinde görülür” şeklindeki eski bilgilerin güncel dosyalar açısından doğrudan esas alınması doğru değildir.
Ankara ağır ceza avukatı kapsamında değerlendirilmesi gereken dosyalar ise isnat edilen diğer suçların niteliğine, öngörülen ceza sınırına ve özel görev hükümlerine göre ayrıca belirlenmelidir.
Bilişim Suçlarında İstinaf ve Temyiz
Bilişim suçuna ilişkin ilk derece mahkemesi kararından sonra, kararın niteliğine ve kanuni şartlara göre istinaf ve gerekli hâllerde temyiz kanun yolu gündeme gelebilir.
Kanun yolu incelemesinde dosyanın özelliğine göre;
- Suç vasfının hatalı belirlenmesi,
- Dijital delilin sanıkla ilişkilendirilememesi,
- Eksik teknik inceleme yapılması,
- Hukuka aykırı yöntemle elde edilen deliller,
- IP ve cihaz kayıtlarının eksik değerlendirilmesi,
- Banka hareketlerinin yanlış yorumlanması,
- TCK 158/4 gibi lehe düzenlemelerin uygulanabilirliği,
- Ceza hesabındaki hatalar
ileri sürülebilir.
Av. Halil Alperen Şimşek ve Ankara Bilişim Suçları Davaları
Av. Halil Alperen Şimşek · Şimşek Hukuk Bürosu, Ankara’da ceza hukuku kapsamında bilişim sistemleri ve dijital delillerle bağlantılı ceza soruşturmaları ve davalarına ilişkin hukuki hizmet sunmaktadır.
Bilişim suçlarına ilişkin bir dosyada hukuki inceleme; isnat edilen suç maddesi, dijital cihazlar, banka ve ödeme kayıtları, IP bağlantıları, sosyal medya veya mesaj kayıtları, bilirkişi raporları ve diğer deliller birlikte değerlendirilerek yapılmalıdır.
Özellikle internet dolandırıcılığı, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması, hesap kullandırma, sosyal medya hesabının ele geçirilmesi ve kişisel verilerin hukuka aykırı kullanılması gibi dosyalarda teknik olay ile hukuki nitelendirmenin birbirinden ayrılması önemlidir.
Şüpheli veya sanık yönünden savunma hakkının korunması kadar, bilişim suçunun mağduru olan kişinin dijital ve finansal delillerinin zamanında tespit edilmesi de ceza soruşturmasının sağlıklı yürütülmesi açısından önem taşır.
Ankara Bilişim Suçları Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Instagram hesabını ele geçirmek suç mudur?
Bir kişinin sosyal medya hesabına rızası dışında ve hukuka aykırı biçimde erişilmesi, olayın koşullarına göre TCK 243 kapsamında bilişim sistemine girme suçunu oluşturabilir. Hesaptaki bilgilerin alınması, paylaşılması veya hesap kullanılarak dolandırıcılık yapılması durumunda başka suçlar da gündeme gelebilir.
Bir başkasının banka kartını kullanmanın cezası var mı?
Evet. TCK 245 kapsamında başkasına ait banka veya kredi kartının sahibinin rızası dışında kullanılarak yarar sağlanması suç olarak düzenlenmiştir. Güncel düzenlemede bu fiil için üç yıldan altı yıla kadar hapis ve adli para cezası öngörülmektedir.
IBAN’ımı başkasına verdim, ceza alır mıyım?
Yalnızca hesabın başkasına verilmiş olması üzerinden kesin bir sonuç söylenemez. Kişinin dolandırıcılık eylemini bilip bilmediği, kastı, aldığı menfaat ve olaya katkısı araştırılmalıdır. 31 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren TCK 158/4 de belirli şartlar altında katkısı hesap veya ödeme aracı kullanım bilgilerini vermekle sınırlı kalan kişiler için yarı oranında ceza indirimi öngörmektedir. Bu hüküm otomatik beraat anlamına gelmez.
IP adresi tek başına suçun kimin tarafından işlendiğini gösterir mi?
IP kaydı önemli bir teknik delildir ancak internet bağlantısının fiilen kim tarafından kullanıldığı ayrıca araştırılmalıdır. IP kaydının cihaz, port, CGNAT, hesap girişleri ve diğer delillerle birlikte değerlendirilmesi gerekebilir.
WhatsApp mesajı ceza davasında delil olabilir mi?
Mesaj ve diğer dijital yazışmalar dosyada delil olarak ileri sürülebilir. Ancak mesajın kim tarafından gönderildiği, hesabın fiilî kullanıcısı, konuşmanın bütünlüğü ve verinin hukuka uygun biçimde elde edilip edilmediği ayrıca değerlendirilmelidir.
Telefonuma el konulabilir mi?
Ceza soruşturmasında kanuni koşulların oluşması hâlinde dijital materyaller üzerinde arama, kopyalama ve el koyma işlemleri gündeme gelebilir. Bilgisayar ve bilgisayar kütükleri bakımından CMK 134 özel düzenlemeler içermektedir.
İnternet dolandırıcılığı hangi mahkemede görülür?
Suçun hukuki niteliğine göre görevli mahkeme değişir. TCK 158 kapsamındaki nitelikli dolandırıcılık bakımından 25 Aralık 2025 tarihinde yapılan değişiklik sonrasında yeni açılan davalar asliye ceza mahkemelerine dağıtılmaktadır. Daha önce ağır ceza mahkemesinde görülmekte olan dosyalarda ise geçiş hükmü uygulanmaktadır.
Bilişim suçları ağır ceza davası mıdır?
Her bilişim suçu ağır ceza mahkemesinde görülmez. Görevli mahkeme, isnat edilen suçun kanuni niteliği ve ilgili görev hükümlerine göre belirlenir. Bu nedenle yalnızca olayın “bilişim suçu” olması üzerinden görevli mahkeme belirlenemez.
Bilişim suçunun mağduru olarak avukatla çalışabilir miyim?
Evet. Bilişim suçunun mağduru veya suçtan zarar gören kişi, bir avukat aracılığıyla suç duyurusunda bulunabilir, dijital delillerin toplanmasını talep edebilir ve soruşturma ile ceza davasını vekil aracılığıyla takip edebilir.
Ankara Bilişim Suçları Davalarında Hukuki Değerlendirmenin Önemi
Bilişim suçları, klasik ceza dosyalarından farklı olarak teknik kayıtların yoğun biçimde kullanıldığı uyuşmazlıklardır. IP adresleri, dijital cihazlar, sosyal medya hesapları, mobil bankacılık hareketleri, kripto varlık transferleri, mesaj kayıtları ve adli bilişim raporları aynı soruşturma içerisinde birlikte yer alabilir.
Ankara bilişim suçları davası avukatı kapsamında yapılacak hukuki değerlendirmede temel mesele yalnızca dijital bir işlem gerçekleşip gerçekleşmediği değildir. İşlemin kim tarafından yapıldığı, suç kastının bulunup bulunmadığı, fiilin hangi ceza hükmüne uyduğu ve delillerin hukuka uygun biçimde elde edilip edilmediği birlikte değerlendirilmelidir.
Dosyada nitelikli dolandırıcılık, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması, kişisel verilerin ele geçirilmesi veya başka ceza suçlarının bulunması hâlinde Ankara ceza avukatı ve dosyanın görev alanına göre Ankara ağır ceza avukatı kapsamında daha geniş bir ceza hukuku incelemesi gerekebilir.
Av. Halil Alperen Şimşek · Şimşek Hukuk Bürosu tarafından bilişim suçlarına ilişkin dosyalarda yapılacak değerlendirme, somut olayın özellikleri, güncel mevzuat ve dosyadaki teknik deliller dikkate alınarak gerçekleştirilir.
Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Belirli bir soruşturma veya dava hakkında hukuki görüş ya da sonuç garantisi niteliğinde değildir. Her dosya kendi özellikleri ve yürürlükteki mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir.


















