Giriş
Dünya üzerindeki ekonomik eşitsizlikler, iç savaşlar ve siyasi istikrarsızlıklar, birçok insanı yaşadığı ülkeyi terk ederek daha iyi bir hayat arayışına yönlendirmektedir. Bu arayış, bireyleri çoğu zaman hedef ülkelere yasal olmayan yollardan girmeye veya yasal yollarla girdikleri ülkelerde kalış sürelerini aşmaya sevk etmektedir. Devletler ise bu kontrolsüz nüfus hareketlerini engellemek ve sınır güvenliklerini sağlamak amacıyla mevzuatlarında “göçmen kaçakçılığı” suçuna yer vermektedir. Türk Ceza Kanunu’nun 79. maddesi de, Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerden kaynaklanan yükümlülükleri gereğince bu suçu düzenlemiştir.
I. Göçmen Kaçakçılığı Suçunun Unsurları
A. Maddi Unsurlar
Suçun maddi unsuru, kanun metninde belirtilen üç seçimlik hareketten birinin gerçekleştirilmesidir:
- Bir yabancıyı yasal olmayan yollardan ülkeye sokmak: Suçun konusunu sadece yabancılar oluşturur. Ülkeye girişin yasal olabilmesi için 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’na göre belirlenen sınır kapılarından, geçerli pasaport ve vize ile giriş yapılması gerekir. Bu şartlara uyulmadan bir yabancının Türkiye’ye sokulması halinde suç oluşur.
- Bir yabancının yasal olmayan yollardan ülkede kalmasına imkân sağlamak: Bu hareketin konusu da yalnızca yabancılardır. Ülkeye yasal yollarla girmiş olsa dahi, oturma izni olmadan veya oturma izni süresini aşarak ülkede kalan bir yabancının bu durumuna bilerek ve maddi menfaat sağlayarak imkân tanımak suçu oluşturur. Bu hal, mütemadi (süregelen) bir suçtur; yabancı yasa dışı şekilde kalmaya devam ettiği sürece fiil devam eder.
- Türk vatandaşı veya yabancının yasal olmayan yollardan yurt dışına çıkmasına imkân sağlamak: Bu hareketin konusunu hem Türk vatandaşları hem de yabancılar oluşturabilir. Pasaport Kanunu ve ilgili mevzuata aykırı olarak (örneğin, yurt dışına çıkış yasağı bulunan bir kişiyi kaçırmak) yurt dışına çıkılmasına yardım etmek suçtur.
B. Fail ve Mağdur
Suçun faili herkes olabilir. failin “doğrudan doğruya veya dolaylı olarak maddi menfaat elde etme” amacıyla hareket etmesi gerekir. Mağdur ise, devlettir. Suçun konusunu oluşturan kişi (kaçak göçmen) ise, bu suçtan dolayı zarar görendir. Kendisi, ülkeye yasa dışı giriş veya kalışından dolayı idari para cezası gibi yaptırımlarla karşılaşabilir ancak TCK m. 79 kapsamında mağdur olarak nitelendirilmez.
C. Manevi Unsur
Suç, ancak kasten işlenebilir. Fail, yukarıda sayılan fiilleri işlerken doğrudan doğruya veya dolaylı olarak maddi bir menfaat (para, mal vb.) elde etmeyi amaçlamalıdır. Bu maddi menfaat saiki, suçun temel manevi unsurudur.
II. Nitelikli Haller
TCK m. 79’da suçun daha ağır cezalarla cezalandırılmasını gerektiren üç nitelikli hal düzenlenmiştir:
- Suçun mağdurun hayatı bakımından bir tehlike oluşturması: Göçmenlerin; havasız, kapasitesinin çok üzerinde dolu, denize elverişsiz teknelerle taşınması gibi durumlar bu kapsamdadır.
- Suçun mağdurların onur kırıcı bir muameleye maruz bırakılarak işlenmesi: Göçmenlere insan onuruyla bağdaşmayacak şartlarda (aç, susuz, zincirlenmiş halde) transport veya barınma imkanı sağlanması.
- Suçun örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmesi: Göçmen kaçakçılığının hiyerarşik yapıya sahip, süreklilik arz eden bir örgüt tarafından işlenmesi halidir. Bu halde verilecek ceza bir kat artırılır.
III. İnsan Ticareti Suçu (TCK m. 80) ile Karşılaştırma
Göçmen kaçakçılığı sıklıkla insan ticareti suçu ile karıştırılmaktadır. Aralarındaki temel farklar şunlardır:
- Amaç: Göçmen kaçakçılığında amaç, kişiyi yasa dışı yollarla bir sınırdan geçirmek karşılığında maddi menfaat elde etmektir. İnsan ticaretinde ise amaç, kişiyi sömürmektir (fuhuş, zorla çalıştırma, organ ticareti vb.).
- Rıza: Göçmen kaçakçılığında kişi, sınırı geçme eylemine genellikle rıza gösterir. İnsan ticaretinde ise rıza ya yoktur ya da hile, tehdit, cebir gibi yollarla elde edilmiş geçersiz bir rızadır.
- İlişkinin Sonu: Göçmen kaçakçılığında, sınır geçildiğinde fail ile mağdur arasındaki ilişki genellikle sona erer. İnsan ticaretinde ise sömürü, sınır geçildikten sonra da devam eder.
IV. Yaptırım
TCK m. 79’a göre, göçmen kaçakçılığı suçunun temel halinde fail 3 yıldan 8 yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Yukarıda belirtilen nitelikli hallerin varlığı durumunda bu cezalar yarı oranında, ölüm meydana gelmesi halinde ise bir kat artırılarak uygulanır. Suçun örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde verilecek ceza bir kat artırılır. Ayrıca, suçta kullanılan taşıtlar ile suçtan elde edilen maddi menfaatlerin müsaderesine hükmedilir.
Sonuç
Türkiye, coğrafi konumu itibarıyla önemli bir göç güzergahı üzerinde bulunmaktadır. Bu nedenle göçmen kaçakçılığı suçuyla etkin bir mücadele hem ulusal güvenlik hem de insan haklarının korunması açısından büyük önem taşımaktadır. TCK m. 79, bu mücadelenin ceza hukuku ayağını oluşturmakta olup, suçun unsurlarının ve insan ticareti suçundan farkının iyi anlaşılması, uygulamada doğru nitelendirmeler yapılabilmesi için hayati öneme sahiptir.

